DOĞUKAN BEYKOZ BEŞİNCİ KOL FAALİYETLERİ İÇERİSİNDE DEZENFORMASYON VE İTİBAR SUİKASTLERİ!
Yazı Detayı
02 Haziran 2022 - Perşembe 22:57
 
BEŞİNCİ KOL FAALİYETLERİ İÇERİSİNDE DEZENFORMASYON VE İTİBAR SUİKASTLERİ!
DOĞUKAN BEYKOZ
vizyonbolu@gmail.com
 
 

İletişimin ve bu bağlamda kitle iletişim araçlarının önemi, günümüz toplumunun ihtiyaçlar hiyerarşisi içerisinde kendisine müstesna bir konum edinmiş durumda. İletişimin önemi kadar en az doğruluğu da önem teşkil ederken bu yazımda dikkat çekmek istediğim nokta ise yalan haber olarak nitelendirebileceğimiz dezenformasyon meselesi ve sosyal medya aracılığıyla yönetilen itibar suikastleri.

 

Kitle iletişim araçlarını kullanarak toplumu adeta bir oyun hamuru misali şekillendirenlere ve kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda kamunun doğru ve tarafsız haber alma hakkını elinden alanlara karşı topyekun bir mücadele içerisinde olmak yalnızca medya bileşenlerinin değil şüphesiz tüm kamuoyunun ortak tavrı olmalı. Ancak bu tavır için gerekli olan temel husus ise medya okur yazarlığı eğitiminin gerekliliği ve bilinç geliştirme odaklı süreçlerin etkin yönetimi.

 

Şüphesiz toplumu dönüştürme, geliştirme ve gerek ulusal gerek ise uluslararası pencerede yaşananları kamuya bildirme, haberdar etme görevi gibi bir o kadar kutsal bir o kadar da hayati bir öneme sahip olan kitle iletişim araçları içerisinde medya kuruluşlarının önemi her geçen gün artıyor. Bu gerçekliğe bağlı olarak Türkiye’de iletişim ve medyanın etki alanının önemine uyum sağlamak adına 2018 yılında T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kurulmuştu. İletişimin öneminin böylelikle özel sektör medya kurumlarında olduğu kadar şüphesiz devletlerin işleyiş ve üretilen politikaların kamuoyuna anlatılmasında da öncelikli bir mesele olduğu vurgulanıyordu.

 

İletişim ve medyanın böylesine önemli ve vazgeçilmez bir konumda bulunduğu süreç içerisinde kamunun maruz kaldığı birtakım çarpıklıkları da gözardı etmemek hatta bunlarla mücadele etme noktasında aksiyon almanın artık zorunluluk arz ettiğini unutmamak gerekiyor. Şüphesiz bunların başında yalan haber, dezenformasyon geliyor. Toplumun ulusal ve uluslararası medya kuruluşları tarafından dört bir koldan diye niteleyebileceğim belki de tarihin en yoğun dezenformasyonuna maruz kaldığı süreç pandemi dönemiydi.

 

Pandemi döneminde toplumu kitlesel biçimde hareket ettirmek, korku pompalamak amacıyla kitle iletişim araçları tarafından “yalandemi” süreci başlatılmıştı. Yoğun bir dezenformasyon bombardımanı içerisinde kalan toplum ne yapacağını şaşırmış ve yetkililerden gelen resmi açıklamalara inanmak yerine medyanın sunduklarıyla yönlendirilmişlerdi. Hatırlarsanız televizyonlarda Çin’de yürürken bir anda yere yığılıp hayatını kaybeden vatandaşlar, market poşetlerinden bulaşan koronavirüs haberleri toplumun büyük kısmında anskiyeteye sebebiyet vermişti. Dezenformasyonun öylesine etkili olduğu bu süreç şüphesiz “yalandemi” başlığıyla tezlere konu olacak türdendi.

 

Medya okur yazarlığını arttırmak zorundayız

 

Medyanın dezenformasyon odaklı ürettikleri içeriklerini şüphesiz onlarca örneklendirmek mümkün. Ancak en temel ve etkili olanına odaklanmanın daha doğru olacağı varsayımıyla pandemi süreci örneğini vermenin yakın hafızamıza etki edeceği kanaatindeyim. Dezenformasyon odaklı içeriklerde kamunun dikkatini cezbetme noktasında medyanın uyguladığı en klişe taktik ise şüphesiz “sansasyonellik” Bu tuzağa düşmemek adına kamunun bilinç noktasındaki donanımını arttırmak en önemli adımdır diye düşünüyorum. Medya okur yazarlığı konusunda eğitimsel süreçler şüphesiz dezenformasyonun ve yalan odaklı içeriklere rağbete yönelik yönelimi azaltacak en önemli adım olacaktır.

 

Sosyal Medya itibar suikastlerine dikkat edilmeli

 

Dikkat çekmek istediğim bir diğer nokta ise kitle iletişim araçları içerisinde sosyal medya eliyle gerçekleştirilen ve toplumda önemli bir infiale yol açma tehlikesi taşıyan itibar suikastleri. Sosyal medyanın etkinliği tüm dünyanın kabul gördüğü yalın bir gerçeklik olarak karşımıza Arap baharı sürecinde çıkmıştı. Geleneksel medya gibi kural ve kaideler çerçevesi çizilmemiş olan sosyal medya platformu bir takım odaklar (büyük bölümü fon destekli hareket eden kişilerden oluşan gruplar) tarafından oldukça farklı amaçlar doğrultusunda kullanılıyor. Gruplar çıkarları doğrultusunda hedefledikleri kurum ya da kişilere yönelik genellikle gerçeklik karşıtı içerik servisleriyle kitleleri harekete geçirerek sürü psikolojisine dayanan stratejik bir yönelim içerisinde bulunuyorlar.

 

Bu noktada yaş, cinsiyet fark etmeksizin toplumun birbirinden farklı birçok kesimi ise çoğu zaman farkında olmaksızın kendilerini bu psikolojik hareketliliğinin içerisinde buluyorlar. Bu noktada kurum ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen itibar suikastlerinin destekçisi konumunda olan kamunun da maalesef payına düşeni aldığını söylemek gerekiyor. Günümüz bilgi kirliliği ve yalan odaklı içerik bombardımanı içerisinde toplumun her zamankinden daha sorgulayıcı olmak zorunda olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Şüphesiz karar alıcıların burada etkin ve mücadeleci adımlar atması gerekliliğini de unutmamak lazım.

 
Etiketler: BEŞİNCİ, KOL, FAALİYETLERİ, İÇERİSİNDE, DEZENFORMASYON, VE, İTİBAR, SUİKASTLERİ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı